

Kişiliğin nasıl yapılandığını açıklayan Transaksiyonel Analiz kuramına göre 3 farklı benlik durumu vardır.
Bunlardan ilki olan çocuk benlik durumunda olan biri doğaldır, içinden geldiği gibi davranır. Bazıları özgür ruhlu, bazısı asi, bir kısmı uyumlu veya bastırılmış olabilir. Bu benlik durumunda olup olmadığınızı anlamanın en kolay ve kesin yolu çocuk davranışlarını düşünmek ve kendi davranışınızla ilişkilendirmektir. Örneğin; “Çok yorgunum. Haydi sinemaya gidelim. Bu eteği almak istiyorum. Onunla yemeğe gitmek istemiyorum.” gibi basit, ihtiyaca veya duyguya yönelik cümleler çocuk benlikten çıkar.
İkinci benlik durumu olan Ebeveyn benlik, çocuk benliğin tam tersi içinde uyarı, kural, deneyimleri barındıran ve sonradan öğrenilmişlik durumudur. Destekleyici veya eleştirel şekilde olabilir. “Hava soğuk, kalın giyin. Korkma, yanındayım. Bu notu alana kadar aklın nerdeydi. Üzülme, ödevlerine ben yardım ederim.” gibi gerçeklik ve deneyim barındıran cümleler Ebeveyn benlik durumuna aittir.
Son olarak Yetişkin benlik, kişiliğimizin akılcı yanını oluşturur. Tıpkı çocukla ebeveyn benliği uzlaştıran bir ara bulucu gibidir. Cümleler duygudan uzak ve fazlasıyla analitiktir. “ Bu durumu konuşmak için uygun bir zaman olduğunu düşünmüyorum. Evin anahtarları nerede? Yemek hazır.” Gibi cümleler sarfediyorsanız Yetişkin benlikte olduğunuzu anlayabilirsiniz.
Her birimizin ağırlıklı olarak sahiplendiği bir benlik durumu olmakla birlikte, gün içinde karşılaştığımız durumlar karşısında 3 benlik durumu arasında gidip geliriz. Tüm bu bilgileri yazının başlığıyla ilişkilendirecek olursam; güçlü bir iletişim için karşınızdakinin benlik durumunu keşfederek uygun benlikte olup olmadığınızın farkında olmasınız. Yani; sizden şevkat bekleyen çocuk benlikteki kişi “Bugün canım çok sıkkın, çok mutsuzum.” Dediğinde “Mutsuzluk sağlığı olumsuz etkiler” diyen yetişkin benlikteyseniz veya “ Sürekli telefonla vakit geçirirsen bu hale gelirsin.” Diyen eleştirel Ebeveyn benlikteyseniz iletişimi katletmişsiniz demektir. Onun yerine “Anlatmak ister misin? Sana yardım edebileceğim bir şey var mı?” şeklinde yaklaştığınızda karşınızdaki kişinin size bir adım daha yaklaşması an meselesidir. Unutmayalım ki; iletişimin en önemli kuralı benlik yapılarının birbirini tamamlamasıdır. Tamamlayıcı olmak samimiyet ve güven duygularını arttırır.
Paylaşımlar fazlalaşır. Sorun ve uyumsuzluklar hızlı şekilde olumluya döner.
ILGIN AYBAKAR